top of page

Terapide değişimin nörobilimsel bir yönü

pskbugrakal
7 gün önce
2 dakikada okunur

Geçmiş yaşantılarımız farklı işlevleri bulunan hafıza sistemlerinde yerini alır.

Duygusal hafıza, yaşanan deneyimin duygusal yönlerinin; o andaki beden duyumları, duygular ve düşüncelerle birlikte hatırlanmasında rol oynar.

Epizodik hafıza ise bu deneyimin ne zaman, nerede yaşandığı ve olayın bağlamı gibi özelliklerin hatırlanmasını sağlar. Epizodik hafızanın burada önemi şöyledir:

Bir yaşantının yalnızca ne olduğunu değil, o anki bağlamı ve yaşantıya eşlik eden beden duyumları ve duygularla birlikte hatırlanmasını mümkün kılar.

Bu da terapide, geçmiş yaşantının yalnızca anlatılmasını değil, mümkün olduğunca seans odasında yeniden canlandırılmasını, şimdi ve burada deneyimlenmesini mümkün kılar. Özellikle duygusal yoğunluğu fazla olan yaşantılar bellekte daha güçlü izler bırakabilir ve yoğunluğu sebebiyle diğer yaşantılarımızın önüne geçebilir. Güncel yaşantıda o olayı bilinçli bir şekilde olmaksızın hatırlatan sesler, kokular, renkler, yüz ifadeleri gibi uyaranlar, geçmiş yaşantıyla ilişkili tepkileri harekete geçirebilir.

Kişi bunları sanki bugünün içinde deneyimliyor gibi hissedebilir.Bu kayıtlar yoğunluğu sebebiyle değişime karşı da dirençlidir. Ancak çeşitli terapötik yöntemlerle ve güven ilişkisiyle birlikte bu kayıtlar konuşulabilir ve üzerinde düşünülebilir hale gelir; yani erişim kolaylaşır. Böylelikle geçmişin katı ve sert yapısı esnemeye başlar. Bunu şöyle düşünebiliriz: Bir sporcunun ısınmadan önce kasları serttir ve kas boyu kısadır. Ancak mücadele öncesi yapılan ısınma hareketleriyle bu kas boyu uzatılır ve kaslar darbelere ya da ani hareketlere karşı daha esnek bir hale gelir. Duygusal hafızadaki kayıtlar da böyledir.

Başlangıçta sert, katıdır. Ancak güven ilişkisi içinde yavaş yavaş esnemeye başlar.. Yaşanan olumsuz deneyimin içindeki kişi kendisini görüp, hissedip, ihtiyaçlarını fark ettiğinde ve ifade ettiğinde artık geçmiş olumsuz yaşantı bugün yeniden çerçevelenmiş olur. Bugün yaşanan bu olumlu deneyim, hafızadaki kaydın yeniden işlenmesine katkı sağlar.Bu, beynin deneyimlere bağlı olarak değişebilme kapasitesi olan nöroplastisite sayesinde mümkün olabilir. Yani artık bu olayla ilgili farklı sinaptik bağlantılar ve örüntüler oluşabilir. Burada kritik nokta, yaşanan deneyim hakkında artık farklı duygulanma, düşünme ve davranma biçimlerinin gelişmesidir. Bunun mümkün olabilmesi için, az önce sözünü ettiğimiz o canlandırma anı gerekir:

Epizodik hafızanın seans içinde yeniden aktifleşmesi. Bu durum nörobilimde hafızanın yeniden konsolidasyonu (memory reconsolidation) kavramıyla ilişkilendirilebilir. Yaşanan olay hafızadan silinmez.

Ancak bu duruma karşı hissedilen duygu, düşünce ve davranış değişebilir.

Böylelikle kişi güncel hayatında yaşadığı deneyimleri o baskın kaydın etkisiyle değil, bugün sahip olduğu yeni deneyimler ve daha geniş bir çerçeve üzerinden yaşar ve anlamlandırır.Bu anlayışın arka planında, hafızanın sabit değil değişime açık bir biyolojik süreç olduğunu gösteren Eric Kandel'in sinaptik plastisite çalışmaları ve Nader, Schafe ve LeDoux'nun (2000) yeniden konsolidasyon bulguları yer alır. Bu nörobilimsel zemin, Duygu Odaklı Terapi de dahil olmak üzere terapötik değişimi anlamaya çalışan farklı kuramsal yaklaşımlara kaynaklık eder.


Kaynakça


Kandel, E. R. (2001). The molecular biology of memory storage: A dialogue between genes and synapses. Science, 294(5544), 1030–1038. https://doi.org/10.1126/science.1067020


Nader, K., Schafe, G. E., & LeDoux, J. E. (2000). Fear memories require protein synthesis in the amygdala for reconsolidation after retrieval. Nature, 406(6797), 722–726. https://doi.org/10.1038/35021052


Lane, R. D., Ryan, L., Nadel, L., & Greenberg, L. (2015). Memory reconsolidation, emotional arousal, and the process of change in psychotherapy: New insights from brain science. Behavioral and Brain Sciences, 38, e1. https://doi.org/10.1017/S0140525X14000041


Pascual-Leone, A., & Greenberg, L. S. (2020). Emotion-focused therapy: Integrating neuroscience and practice. R. D. Lane & L. Nadel (Ed.), Neuroscience of Enduring Change içinde. Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/oso/9780190881511.003.0009

 
 
 

Yorumlar


©2024, Klinik Psikolog Buğra Kal tarafından kurulmuştur.

Her hakkı saklıdır.

İletişim: 0531 289 08 20

Kadıköy Psikolog - Psikoterapist 

bottom of page